Sonntag, 24. August 2008

Rosemarie aramizdan ayrildi.


Nisandan beri umutla umutsuzluk arasinda gidis gelisler, anlam arayisiyla beklemeler, epeydir derinden istedigi , ani ve acisiz olusunu naifce umut ettigi vedalasmanin bu kadar zor olacagini hic düsünmüs müydü? Artik giderek yakin oldugunu hissettigimiz , ama yine de kesin bilemedigimiz son anlarda neler hissetti? O ignelerden, kanüllerden son aylarda delik desik olmus, morartilarla dolu, giderek saydamlasmis elini tuttugumda farketti mi? Eskiden cok severek caldigi, benim de bazen bir kismina katildigim dört el icin yazilmis parcalari onunla birlikte dinlerken hatirlayabildi mi, ona anlattigim besteci hikayelerini? Cok derin uykusunda sakince nefes alirken, aniden heyecanlanip sarsildiginda hangi rüyalarin icindeydi? Her zaman cok sevdigi Italya’da mi, cok gencken motorsiklet ile yaptigi ispanya gezisinde mi? Savas sonrasi pek hayran oldugu Karl Jaspers’in seminerlerinde mi? Bizim kizlarla birlikte gittigi tiyatrolarda mi? Yoksa seni yillar önce sahnede izledigimiz oyunlarinda mi?

Dün kilisedeki cenaze töreninde disarda yagmur yagarken – bazen hersey ne cok sembolle dolu olabiliyor- aradaki müzikleri dinlerken, rahibin senin hayatini anlatirken bize hatirlattigi kisa, sevimli anlari yeniden anarken, yukardaki sorularin cevaplarinin hic birini ögrenemeyecegimizi düsündüm. Disarda ogullarina bassagligi ( ne tuhaf bir kelime bu!) dilerken günes yeniden parlamaya basladiginda cevaplarin aslinda hic önemli olmadigini fark ettim.


Ardindan gittigimiz lokalde tüm tanidiklarinla birlikte ortak hatiralari anlatip hem aglayip, hem gülerken sanirim seni en cok hatirlayacagim halinin, son anlarina kadar israrla bisiklete binerek trafigi karistirman olduguna karar verdim. Seni uzaktan gördügümde cogu kez "hallo " bile demedigimi, bir an olsa bile dikkatini dagitmamak icin sessizce yanindan gectigimi belkide bazen fark etmistin, kimbilir..

Keine Kommentare:

Kommentar veröffentlichen