Donnerstag, 28. Mai 2009

Mayisda gökova kiyilari ve buralarda Pfingstferien








Mayisin sonuna geldik. Bir kismini Gökova kiyilarinda bir kismini ise burada evde gecirdik. Türkiye de gecen ilk yarisi bu aylar icin nadir görülen yagmurlu günlerle gecti. Marmaris-Datca-Akyaka-Sedir adasi ve cevresindeki günler boyunca sadece iki üc gün sicakti. Bazi günler tüm gün hic durmadan yagmur yagdi. Ilk baslarda biraz hayal kirikligina ugrasamda – ki tüm tatil boyunca yüzecegimi düsünmüstüm- her yanin yemyesil, ciceklerle dolu olmasi hosumuza gitti. Yagmur nedeniyle tüm sulak alanlar kus doluydu, nadir göc kuslarini gözlemek, listemize yeni türler eklemek, daha önce kesfetmedigimiz yeni orman yollarinda yürümek, yataklarindan tasan minik dereler, kayalar arasindaki selaler, insanin nefesini kesen genis sulak cimenlikler görmek, yeni orkide türleriyle karsilasmak, aksam evde atesin karsinda buralarda ilerde daha uzun zaman gecirmek hayallerine dalmak güzeldi.

Eve dönmek, Avrupa’da yaza yakin bir havayla karsilasmak iyi geldi. Bu yil yaz bize yüzünü gösterip alistirip aniden ortadan kayboluyor. Mayolarla, kazaklar yanyana neredeyse. Simdi yazi masamda oturup resimler secip bu yaziyi yazarken ayaklarimda yün coraplarim var. Oysa daha iki gün önce yüzme havuzundayken günes yakiyordu.

Bu gün kizimla birlikte ögle sonrasi icin cilekli pasta yaptik. Bahcedeki cileklerden de bir kac tane koyduk icine. Su siralar buralarda okul tatili –Pfingstferien-. Her yil oldugu gibi bahcedeki Pfingsgülleri tam zamaninda actilar. Yagmurdan sonra bahce salyalgoz dolu. Her yani yaseminlerin güzel kokusu sardi. Sabahlari erkenden köpegimizle yürürken, sokaklar sanki burasi kücük bir parfümeri sehriymis gibi kokuyor. Derince icime cekip, bu güzel anlarin , bunaltici yaz sicaklariyla bitmemesini istiyorum.

Keine Kommentare:

Kommentar veröffentlichen